Kıl Dönmesi Doğal Tedavi

Kıl Dönmesi Doğal Tedavi

 

Pilonidal Sinüs (Kıl Dönmesi) Doğal Tedavi 

Kıl dönmesi sırt bölgesindeki kılların ve yabancı cisimlerin kuyruk sokumunda birikmesi ve deri altına-girmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Kıl dönmesi en çok kuyruk sokumu bölgesinde ve 17-40 yaşları arasında daha sık görülür. Erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre daha fazladır. Kıl dönmesi hastalığının  sebebi iki kalça arasında kalan oluk biçimindeki bölgeye, sırttan dökülen kılların sürtünme sonucu oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden bir vida gibi delerek deri altı bölgeye girmesi ve bu bölgede ağaç kökü gibi labirentler oluşturmasıdır.

Bu deliklerde içeriye giren yabancı cisimler burada iltihaba sebep olur. Buda kanlı, pis kokulu akıntı oluşturur. Bu nedenlerden ötürü içeride oluşan iltihabın doğal tedavilerle çözüme ulaşması mümkün değildir. Kıl dönmesine doğal tedavi mümkün değildir.  Kullanılan antibiyotikler iltihaplanmada bir azalma sağlasa da iltihabı oluşturan kılların bölgeden alınmadan kıl dönmesi rahatsızlığının düzelmesi mümkün değildir.

Kıl dönmesi rahatsızlığı  kişiye oldukça büyük sıkıntılar yaşatan bir hastalıktır.  Özelliklede kişilerin kilo artışı ve oturarak çalışan işlerin artışı yaygınlaşması, kıl dönmesi probleminin görülme oranını artırmaktadır. Kıl dönmesinden şüphelenen kişilerin, hastalığın mahrem bir bölgede oluşması nedeni ile doktora gitmekten çekinmeleri, geniş spektrumlu antibiyotiklerle tedavi edilebilecek bir evredeyken, hastalık ilerlediğinde tek çözümün cerrahi müdahale olduğu bir hale getiriyor. Bu nedense kıl dönmesi belirtilerini fark ettiğiniz anda ertelemek ya da beklemek yerine mutlaka uzman bir doktora muayene olunuz.

Kıl Dönmesi  Belirtileri

Kesin nedeni bilinmese de;

Ergenlik sonrasında görünmesi sebebiyle hormonal değişiklikler,

Tüy oluşumu,

Dar iç çamaşırlarının neden olduğu sürtünme,

Uzun süre oturmanın kıl dönmesine sebep olduğu bilinmektedir.

 

Oturmak ya da yürümek gibi sürtünme hareketi yaratan eylemler, kuyruk sokumunda çıkmakta olan ya da vücuttan kopan başıboş tüylerin derinin altına gömülmesine sebep olur. Vücut bu gömülmeyi bir dış etken saldırısı olarak algılar ve tıpkı kıymık batımında olduğu gibi bağışıklık sistemini devreye sokar. Bağışıklık sistemi, kıl yapısının etrafında kist oluşturarak onu çembere alır. Bazen, derinin altında birleşen birden fazla kist oluşabilir.

 

Bazı faktörler kıl dönmesi riskini artırır. Bunlar;

 

Cinsiyet (Erkeklerde daha sık görülür),

Yaş (Pilonidal sinus en çok 20’li yaşlardaki kişilerde görülür),

Obezite,

Hareketsiz yaşam,

Uzun süreli oturmayı gerektiren işler,

Aşırı kıllı vücut

Yoğun ya da kalın kıl yapısı kıl dönmesi görülmesi ihtimalini artıran faktörlerdir. Bu risk faktörleri dikkate alınarak,

 

Bölgenin temiz tutulması,

Kilo verilmesi,

Uzun süreli oturmaktan kaçınılması,

Ağda yaptırılması sayesinde kıl dönmesi oluşması engellenebilir.

 

Kıl dönmesi görülen hastalarının genel özellikleri şöyledir: oturarak iş yapanlar, kuyruk sokumu bölgesinin temizliğine dikkat etmeli özellikle o bölgedeki kıllar lazer epilasyonla temizlenmeli. Her banyodan ve her berberden sonra o bölgede kıl kalmamasına dikkat edilmeli. Uzun süre oturanlar dik oturmalıdır. Kaykılarak oturulmaması gerekir. Spor yapılmalıdır. Sürekli bilgisayar başında oturarak çalışan kişiler hızlı kilo alır ve cilt altı yağlanır. Yağlı olan bölge üzerine oturdukça kıllar üzerinde basınç oluşur ve o bölgede biriken kılların deri altına girme ihtimali artar.

 

Kıl dönmesi rahatsızlığında beklemek ve doğal tedavilerle geçici çözüm aramak zaman kaybından başka bir işe yaramaz ve daha çok zaman kaybı sebebiyle hastalık daha da ilerleyebilir. Kıl dönmesi rahatsızlığınız varsa mutlaka bir proktoloji uzmanına gidip muayene olmanız gerekir. Kıl dönmesinin müdahale dışında başka bir tedavi alternatifi yoktur. Ancak bu konuda devreye giren ameliyatsız lazer tedavisi yöntemi hastaya tedavi aşamasında oldukça avantaj sağlamaktadır.

 

Ameliyatsız lazer tedavi yöntemi lokal anestezi altında yapılır ve 10 dakika süren bir müdahaledir. Narkoz gerektirmediği için hastaya herhangi bir sorun teşkil etmez. İşlem  kesi gerektirmeden yapılır ve buda estetik açıdan oldukça avantajlıdır. İyileşme süresi açık ameliyatlara göre daha düşüktür. Ameliyatsız lazer tedavi yönteminin bir diğer avantajı ise hastalığın tekrar etme olasılığı yoktur.

 

Ameliyatsız lazer  tedavi yönteminin sunduğu diğer avantajlar ise;

Hastanın apsesi olsa bile aynı seansta müdahale yapılabilir

İşlem süresi sadece 5 dakikadır.

Müdahale sonrasında  hasta normal hayatına devam edebilir.

Müdahale sonrasında hasta istediği pozisyonda oturabilir ve yatabilir.

 

 

Randevu ve Bilgi İçin 7/24 Çağrı Merkezimizi Arayın 444 8 623